İyi partinin 6’lı masadan ayrılması ,
Türkiye siyaseti açısından denklemleri değiştirmiş ,başa döndürmüştür.
Getirisi ve götürüsü ne olacak tartışılır .
Fakat milliyetçi ve muhafazakar seçmenler açısından aşırı sol partiliere yakınlığı olan millet ittifakına mesafe koymalarına sebep olmaktaydı.
Şimdi ise mesafe olayı ortadan kaldırılmıştır.
Ya tarih yazacağız ,ya tarih olacağız ifadesine gelince ; Akıllı politikalar izlenirse tarih yazılır diye düşünüyorum.
Gündemde yerini koruyan Memleket partisi ve zafer partisi ile birlikte hareket edilir ve doğru adaylar ile çıkılırsa,
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın
en güçlü rakipleri olacaktır.
Bu süreç iyi yönetilirse ikinci parti konumuna yükselmeleri ve oy almaları görülmektedir .
Siyaset farklı bir Arena ;
O onu sattı ,bu bunu sattı söylemleri gerçekçi değildir. Siyasi partilerin ülkeyi yönetme sevdası vardır. Bunun için idealleri doğrultusunda hareket etmeleri doğaldır. Süreci biraz daha takip etmekte fayda vardır. Bu ayrılık beklenen ve gecikmiş bir ayrılıktır.
Milliyetçi ve muhafazakar seçmenin aşırı solcu patiler ile yol alması zaten siyaset arenası içinde geçerli bir hareket tarzı değildir.
Ama gönül isterdi ki ;
Ülkemizin yaşadığı felaketten sonra bunları yazmak yerine , ülkemizin yaralarını sarmak için bir süre siyaset telaşını bir kenara bırakıp , ülkemiz için tek yürek olup yaraların sarılmasına odaklanmak olmasıydı.
Deprem felaketini gündemden çıkarıp ,
Ulusal kanallarda bu tartışmaları ile ülke de yaşanan acıyı görmezden gelen bu muhalefet anlayışı da ayrıca değerlendirilmelidir.